FUNDA ARAR VE FEBYO TAŞEL İLE ÇOK HOŞ BİR SOHBET...

FUNDA ARAR VE EŞİ FEBYO TAŞEL’’ BU PİYASAYA UYGUN BİR ÇİFT DEĞİLİZ ‘’DEDİLER VE EVLİLİKLERİNİ, AŞKLARI , MÜZİKLERİNİ KISACA HAYATLARI İLE İLGİLİ MERAK EDİLEN HERŞEYİ ANLATTILAR...
 
Biri müzik dünyasının en iyi seslerinden diğeri ise en iyi söz ve beste yazarlarından .Funda Arar ve Febyo Taşel aşklarını dört yıl önce sessiz sedasız ölümsüzleştirmişlerdi.Biz onları magazin programlarında evlilikleri ile ilgili hiç bir haberde görmedik.Onlar sadece müzikleri ile ilgili hep ekranlarda yer aldılar.Funda Arar ve Febyo Taşel Hürriyet Gazetesi’nden Demirhan Hararlı’ya  verdikleri röportajda  birliktelikleri ile ilgili her şeyi  anlattılar.

- Karı kocanın birlikte çalışması zor mu?

Funda Arar: Bizim çalışmamız çok kolay oluyor. Çünkü ikimiz de aynı frekanstayız ve beğenilerimiz aynı yönde. Ve biz çalışırken karı koca gibi değil de iki iş arkadaşı gibi olabiliyoruz. Yani eş olma durumu, çalışırken unutuluyor. Çalışırken birbirimizi çok rahat eleştirebiliyor, fikirlerimizi çok rahat dile getirebiliyoruz. Aramızda "Vay sen bunu niye dedin?" gibi kaprisler yok.

- Sadece albümlerde değil konser programlarında da birbirinizden ayrılmıyorsunuz...

F.A: Eşim orkestrada da yer alıyor ve bu yüzden konserlere beraber gidiyoruz. Ayrıca birçok şarkı kendi bestesi, dolayısıyla orkestranın onun yönetiminde olması daha doğru. Ben de o arkamda olduğunda daha rahatım. Böylece ortaya daha güzel işler çıkıyor.

- Yeni yeteneklere destek vermek, onları piyasaya sokmak gibi projeleriniz var mı?

Febyo Taşel: Bir kişiyi TMC etiketiyle piyasaya çıkardık, ama piyasanın zorlukları nedeniyle çok fazla duyulamadı. Yani çıkardık derken, direkt biz lanse etmedik ama işin bir ucundan da tuttuk.

F.A: Ama tabii ilerde böyle projeler olmayacak diye bir şey yok. Yetenekli genç arkadaşlarımıza gönülden destek veririz.

F.T: Şu an maalesef sıfır sanatçılara piyasanın kapıları kapalı. Bunda korsanın ve mp3'ün de etkisi çok büyük. Bunun dışında üretim kalitesinin de düştüğünü düşünüyorum. Bu sebeplerle piyasadaki faal besteciler ağırlıkla kendilerine belli bir dönüşüm sağlayacak kişilere bastelerini veriyorlar. Bu sektöre yeni giren arkadaşlar da şarkı bulmakta zorluk çekiyor. Günümüzde albüm yapabilmek için ya çok şanslı ya da ciddi anlamda maddi birikim sahibi olmanız gerekiyor.

F.A: Son zamanlarda sıfırdan parlayan bir tek Emre Aydın var mesela...

 

Evlendikten sonra çok iyi bir çıkış yakaladınız... Bunda müzikal işbirliğinin yanı sıra aşkın, tutkunun da payı var mı dersiniz? Bir de sizin hiç sansasyonel bir haberiniz çıkmıyor, bunu nasıl sağlıyorsunuz?

F.A: Karşılıklı sevgi ve saygı çok önemli... Ayrıca ikimiz de sanatçıyız. Bir de demin söylediğim gibi egoların çatışmaması lazım. Sonuçta eşim sahne arkasında, ben sahnedeyim. Eşinin sahnede olmasını çekemeyen insanlar görüyoruz, ama bizde böyle bir durum yok. Yeri geliyor ben Febyo'yu onore ediyorum, yeri geliyor o beni... Biz bunları dengeleyebildiğimiz için anlaşabiliyoruz.

F.T: Biz piyasaya uymuyoruz diyebiliriz. Sıradan insanlar gibi yaşıyoruz hayatımızı ve evliliğimizi.

- Kıskançlık var mı peki ilişkinizde?

F.T: Bende yok. Ama ilişkimizin ilk zamanlarında, evlenmeden önceki dönemde birçokları gibi biz de bu tip şeyler yaşıyorduk.

- Funda Arar ev yemeklerinde başarılı mı peki?

F.T: Funda ev işlerinde çok başarılı. Özellikle kısırı çok güzel yapar.

- Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?

F.A: Tabii ki istiyoruz, ama işler açısından doğru zamanı bekliyoruz. Bir de Febyo sadece benim albümümle ilgilenmiyor ki, başka işleri de var... Yine de bir kadın olarak annelik duygusunu tatmayı çok istiyorum.

F.T: Ben enstrümantal bir albüm hazırlığındayım. Senelerdir erteledim, artık ertelemek istemiyorum. Bir de Funda'nın yeni pop albümünü hazırlıyoruz. Şimdi böyle şeyler varken çocuk yapmak doğru değil bence. Çocuk büyük bir sorumluluk, sevgi ve emek gerektiren bir şey. Bu albümler çıktıktan sonra düşünebiliriz.

- Kazandıklarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Nereye yatırım yapıyorsunuz?

F.A: Ev aldık, araba aldık.

- Çok çalışan bir sanatçısınız. En çok vergi veren sanatçılar arasında her zaman üst sıralarda yer alıyorsunuz.

F.A: Evet. Bu sene de vergi rekortmenleri arasındaydım. Türkiye'de en çok konser veren ve çalışan kadınım bile diyebilirim. Üstelik ben pek de piyasaya yönelik müzik yapmıyorum. Çok fazla türde müzik söyleyebiliyorum, bundan dolayı insanlar beni sahnede görmek istiyorlardır.

- Funda Hanım, sanatçı dostunuz Kıraç ile olan yakınlığınız, sürekli onunla ortak projeler yürütmeniz evde sorun yarattı mı?

F.A: Biz ailece görüştüğümüz için asla bir tatsızlık olamaz. Onlar bize gelir, biz onlara gideriz.

F.T: Evet, hiçbir tatsızlık yaşanmadı.

- Kıraç ile yaptığınız müzik programı devam edecek mi?

F.A: Şu an böyle bir projemiz yok.

F.T: Şu sıralar Funda'nın tek başına olacağı programlar düşünülüyor.

- Sizin Funda Hanım'la aynı projede yer alma durumunuz olabilir mi?

F.T: Aman, ben şarkı söylemeyeyim, mutfakta kalayım!

- Beraber dizi ya da film projesinde yer almayı düşünür müsünüz?

F.T: Benim hiç o tarz bir düşüncem yok. Ama filmin müziğini versinler, onu yaparım işte.

F.A: Bana aslında kimse komediyi yakıştıramaz ama ben bir komedi dizisinde oynamayı çok isterim. Neden olmasın? Mesela Tolga Çevik'in programına katıldığımda herkes çok başarılı bulmuştu. Bu zamana kadar hep dram teklifleri geldi. Bu da duruşumdan ve şarkılarımdan kaynaklanıyor galiba.

- Funda Arar evde komik midir?

F.T: Evde onu kendi haline bırakmak lazım. Çünkü çıldırıyor bazen. Bayanların işine fazla karışmamak lazım.

F.A: Febyo artık beni çok iyi tanıyor. Kafam gözüm oynuyorsa, hiç bana yaklaşmıyor. Ben de kendi kendime kavga ediyorum.

- Febyo Bey, sizi Kutsi'ye benzetiyorlar mı?

F.T: Benzetiyorlar, bundan rahatsız da değilim. Geçenlerde bir ödül töreninde tanıştık. Onu da bana benzetiyorlarmış.

- Kim daha yakışıklı?

F.A: Şimdi Kutsi de arkadaşımız, ayıp olur yani, nasıl söyleyelim. İkisinin de kendine göre yakışıklı tarafları var. Ama tabii ki ben tarafsız olamam, eşim daha yakışıklı derim.

-Sizin evliliğiniz çok ani oldu. Basına da haber vermediniz. Neden böyle bir gizliliğe ihtiyaç duydunuz?

F.A: Aslında çok da gizli değildi. İki seneye yakın nişanlı kaldık zaten ve gizlenmek adına bir şey yapmadık. Arkadaşlarımızla çıkıyor, her yere gidiyorduk. Ama ben reklam gibi düğünleri sevmiyorum, o nedenle basına haber vermedik. Zaten içeride de öyle büyük bir topluluk yoktu. Sadece çok yakın dostlarımız ve akrabalarımız vardı. Bin kişi falandık.

F.T: Bazıları medyayla yakın olmayı seviyor. Kişisel tercihler bunlar.

F.A: Her magazin programında "evlendiler" diye haberimizin çıkmasını istemedik. Biz bundan hoşlanmıyoruz.

- Peki müzik dünyasında Funda Arar kimleri kendine rakip görüyor diye sorsam...

F.A: Yok öyle rakip makip gibi şeyler... Ben şarkımı söylerim, beğenilir, hepsi o kadar. Aldığım terbiyeye göre "Benim rakibim yok" falan demek ayıptır. "Ben şuyum, ben buyum" demek hem ayıp hem de günah. Bırakın başka insanlar sizi övsün, başka insanlar sizi tahta çıkarsın. Önemli olan budur.

- Erkin Koray ile onun şarkılarını söylediğiniz için bir gerginlik yaşamışsınız. Son durum ne o olayda?

F.A: Doğru değil bu... Zaten söylediğim şarkı da Erkin Koray'ın değil, rahmetli Özer Şenay'ındır. Allah'a şükür şu ana kadar kimseyle bir kavgaya, polemiğe girmedim.

Yorum Yaz